KAPADOKYA MACERASI

Aylardır bir Kapadokya rüyasıdır gidiyordu bende. Evrene mesaj pek derinden gitmiş olmalı ki, 22 seneden sonra Kapadokya’ya uçarken buldum kendimi. En son 22 sene önce lisede bir okul gezisinde gördüğüm Kapadokya’ya dair hatıralarım o kadar silikti ki, sanki ilk kez gidiyormuşçasına bir heyecan içimde kendimi yollara vurdum. Daha doğrusu blogger arkadaşım Gezginin Ayak izleri Cüneyt’in peşine Küçük Dünya Yaprak ve Gezgin Denizkızı ile birlikte takıldım 🙂

İyi ki yollara düştüm diyebileceğim, hem içsel yolculuğumda huzura dokunduğum hem de gördüklerime hayran olduğum harika bir dört gün geçirdim. Evet, Küçük Gezginden uzaktım, sevgilime ve kızıma hasretim doruktaydı ama buraya onlarla da geleceğime o kadar emindim ki… İçimi rahatlatıp anın keyfini çıkarmaya çalıştım!

Geçmiş sezonlara göre bu sene Türkiye’nin içinde bulunduğu durum turizmi oldukça etkilemiş. Neredeyse terk edilmiş bir şehir gibi yolları bomboş olan Kapadokya’nın sessizliğine, durgunluğuna bile bayıldım. Ama bir taraftan da içler acıtan bir durum tabii bu. Dünyada bir eşi benzeri daha olmayan bu harika yer, ciddi bir kriz yaşıyor. Hem yabancı hem de yerli turist bölgeden elini ayağını çekince, esnaf, oteller, restoranlar ve hatta balon şirketleri bile kapasitelerinin oldukça altında sezonu geçiriyorlar.

Gelelim Kapadokya Macerama. İzmir’den Anadolu Jet’in Nevşehir havaalanına direkt uçağı var. Aktarmasız olarak hoop diye kendimi 1 saatte Nevşehir’de buldum. Ben Temmuz ayında, yani yüksek sezonda ve gitmeden 5 gün önce gidiş dönüşümü 150TL’ye alma fırsatını yakaladım. Aktarmasız bir uçuş için bence gayet uygun bir ücret. Önceden alındığında çok daha uygun fiyata uçak bileti bulmak mümkün. İzmir’den 9 saat yol çekip arabayla gitmeye değmez! Havaalanından çıkar çıkmaz karşıda gördüğünüz havaalanı shuttle/servislere gideceğiniz oteli söylediğinizde 15TL karşılığında otelin neredeyse kapısının önüne kadar bırakıyorlar. Daha ne olsun?

Bizim ev sahipliğimizi Kapadokya’nın en şık otellerinden biri olan Millstone yaptı.  Uçhisar Kalesinin hemen altındaki bu harika otele dair detaylar Millstone Kapadokya Cave Otel yazımda. Kalacağınız otel, gittiğiniz her yerde aynı öneme sahip değildir ama Kapadokya’ya gidiyorsanız, içinize gün boyu huzur dolmuşken kaldığınız otel de size aynı huzuru sunuyorsa, sabah kalktığınızda manzaraya doyamıyorsanız; balonların gökyüzünde salınışını izleme keyfini oturduğunuz yerden yaşıyorsanız işte o zaman anınıza değer katıyor. Benim kaldığım otel tam da bunları bana sunduğu için, gönül rahatlığıyla size önerebiliyorum.

Kapadokya, Peri Bacalarıyla, geleneksel dokusunu hala koruyabilmiş yerel yapısıyla İç Anadolu’nun gelini gibi. Dünyanın neresinde karşılaşırsanız karşılaşın insanlar Türk olduğunuzu öğrendiğinde bir İstanbul’u bir de Kapadokya’yı gördüğünü söyler. Bir de Galatasaray der ki bunun konumuzla ilgisi yok? Rüya gibi coğrafyası insanı içine çeker Kapadokya’nın. Dünyanın pek çok yerinde balonla gökyüzüne dokunmak ve yukarıdan yeryüzüne bakmanın keyfini çıkarmak keyiflidir. Ama balonla uçmanın unutulmaz olduğu Türkiye’de tek, dünyada da ilk 5 içinde olan Kapadokya, insanı huzura erdiren nadir yerlerden.

1032

kapadokya

Hal böyle olunca, her gezginin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri Kapadokya, ama gezgin olmayı da geçtim, herkesin görmesi gereken yerlerden biri bu coğrafya. Çünkü sadece “kaya oluşumlarından oluşan, göreceğim bir taş” diye düşünüyorsanız hayatınızın en büyük hatasını yapacağınız yerlerden biri Kapadokya. Yüzyıllar boyunca pek çok uygarlığın yaşadığı, mağaralarda, tünellerde, peri bacalarında, yer altı şehirlerinde binlerce yıllık izlerin bulunduğu, insanın bu izlere hayran olduğu yerlerden biri! O yüzden herkes ömrü hayatında bir kez kendini Kapadokya yollarında kaybetmeli!

“Amaan be ne kadar da abarttın” diye düşünenler varsa, herkesin her yerde bulduğu şey farklı ama Kapadokya bana çok şey sundu. Ben de bana sunduğunu gördüm, aldım ve içime çektim.

Kapadokya’ya gittiğinizde eğer hali hazırda MüzeKartınız yoksa uğradığınız ilk müzede Müzekart almanızı tavsiye ederim. Gittiğiniz her müzede ve tarihi yerde ücretsiz geçiş hakkı tanıyan bu kartın sınırsız geçiş hakkı tanıyanı 50TL. Sadece Ihlara Vadisi’ne girişin 20TL olduğunu düşünürsek oldukça mantıklı bir hareket MüzeKart sahibi olmak.

Peki, Kapadokya’da Nerelere gidilir diyorsanız işte benim gezmeye doyamadığım yerler;

  • Ihlara Vadisi
  • Derinkuyu Yeraltı Şehri
  • Kaymaklı Yeraltı Şehri
  • Göreme Açık Hava Müzesi
  • Tokalı Kilisesi
  • Aşk Vadisi
  • Paşabağ Vadisi
  • Zelve Açık Hava Müzesi
  • Derbent/CAmel Valley
  • Avanos
  • Uçhisar
  • Ürgüp
  • Güvercin Vadisi
14303674_1855087678044429_1343744379_o

kapadokya

Peki Kapadokya’da yapılacak 10 şey derseniz;

  1. Balona binmek
  2. Dalton Brothers At çiftliğinde Peri bacaları arasında safari yapmak
  3. Açık Hava Mzüelerini Gezmek
  4. Yeraltı şehirlerinde insanların bir zamanlar nasıl yaşadığını anlamak için neredeyse çömelerek gezmek
  5. Saç Müzesine gitmek
  6. Çömlek Atölyesine gidip elinizi çamura bulamak
  7. Ev yapımı şarapların tadına varmak
  8. Sabahın kör saatinde kalkıp güneşin doğuşunu ve balonların havada süzülüşünü izlemek
  9. Mağara otelde kalmak
  10. Testi kebabı yemek

O zaman ne diyoruz;

GEZİYORUM ÖYLEYSE VARIM!!!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir