KÜÇÜK GEZGİN SELÇUK TREN MÜZESİNDE

Bizim uzun zamandır merak ettiğimiz bir yerdi Selçuk Çamlık Tren Müzesi. Özellikle Sacramento’da harika bir tren müzesine gittikten sonra, İzmir’e döner dönmez gidilecekler listesine aldığımız Müze’ye geç de olsa ayak basabildik.
Müze, İzmir’e yaklaşık 1 saat uzaklıktaki Selçuk’ta yer alıyor. Dolayısıyla aslında birkaç geziyi aynı güne sığdırmanız mümkün. Biz Deve Güreşlerinden önce yapılan Deve Havutlama Töreni’ne (develeri bir güzel süsleyip püslüyorlar) gidip oradan müzeye geçtik. Siz, Şirince’de güzel bir kahvaltı ve geziden ve ya Efes ile Meryem Ana Turu’ndan sonra da Tren Müzesi’ne geçiş yapabilirsiniz. Tamamen size kalmış.

20151114_125855
Müzenin, Türkiye’nin tek, Avrupa’nın ise en büyük koleksiyon lokomotif müzesi olduğu söyleniyor. Kapıdan içeri girdiğimizde, oldukça büyük bir açık alana kurulan müzenin 1991 yılından beri hizmet verdiğini öğreniyoruz. Müze, Türkiye’nin ilk tren hattı olan İzmir-Aydın demiryolu üzerinde Çamlık Köyü’nde, eski adı Aziziye olan İstasyonda kurulu. Müze istenilen düzeyde işletilemediği için de özel bir işletmeye verilmiş.

Şu anda bahçesinde kocaman bir restoran ve hatta kır düğün bahçesi de yer alıyor. Yani bir müzenin bu şekilde işletilmesi ne yalan söyleyim garibime gitmedi değil. Müze yahu bu, bahçesinde düğün salonunun ne işi var! Ondan sonrada diyorlar ki Avrupa standartlarında müzelerimiz yok! Eee var işte! Hem de antika değerinde lökomotiflerin olduğu bir müze!

Müzenin yemyeşil doğasının içinde iri yapılarıyla insanı hayrete düşüren 37 buharlı lokomotif bulunuyor. Rakamı duyunca insana ilk başta azmış gibi geliyor ama o kadar görkemli, o kadar büyükler ki, insan her birini incelerken hayrete düşüyor. Tüm dünyayı değiştiren bir teknoloji aslında bu. Sonuçta bir zamanlar en çok kullanılan ulaşım aracıymış.

Avrupa, sanayi devrimini demiryolları ağıyla şehirden şehre yayarak zenginleşmiş. Koca Amerika kıtasının kurulmasında ve modernleşmesindeki en büyük pay yine demiryollarının. Bu müzedeki devasa yapılarıyla bizi şaşırtan trenler, evet tarihe tanıklık etmişler ama aslında tarihin yazılmasına aracı olmuşlar! İşte bu gözle bakınca insanın gözündeki değeri daha da bir artıyor müzenin. Biz Küçük Gezgin’e teknolojilerini dilimiz döndüğünce anlattık. Ne de olsa o da bir teknoloji çağı çocuğu. Kömürle çalışma, buhar falan onun pek anladığı bir dil değil ama biz anlattık, o da dinledi. Anlamıştır diye umut ediyorum:)

20151114_140400
Müzede, İngiliz, Alman, Fransız, Amerikan, Çekoslovak ve İsveç yapımı 30 buharlı lokomotif, dünyada sadece 2 adet bulunan ve odunla çalışan İngiliz yapımı lokomotif, 4 vinç, su pompaları, motorin taşıma tankı, 1 açık ve 1 kapalı yolcu vagonu, tamir atölyesi bulunmakta. Tarihte pek çok şeye tanıklık etmiş olan her biri birbirinden değerli bu lokomotiflerin arasında bir tanesi en değerli olanı.

Atatürk’ün 1926 yapımı olan ve 1937’ye kadar seyahatlerinde kullandığı bu tren, bugün Çamlık Tren Müzesi’nde sergilenmekte.Trenin içine, daha önce ziyaret edenlerin zarar vermesinden dolayı girmek mümkün olmasa da, kendisini bile görmek inanın yetiyor insana. O ünlü fotoğrafı da işte bu trende çekiliyor. Tren keşke korumaya alınsaydı, bir görevli eşliğinde gezilseydi de, hiç zarar görmeseydi diyeceğim ama nafile!

20151114_142542
Biz Küçük Gezgin ile Lokomotiflerin arasında gezinmekten, her birinin yapım yılını, nerede yapıldığını okuyup, üstüne konuşmaktan, açık alanda ferah ferah vakit geçirmekten çok büyük keyif aldık.
Müze, açık alanda olduğu için hem çocuklar hem de büyükler için gezmesi pek keyifli. Müzenin alanının içinde bir de çocuk parkı var. Baktınız ufaklıklar sıkılıyor, salarsınız parka. Gerçi pek sıkılacaklarını düşünmüyorum. Hem trenler hem de doğa onları fazlasıyla oyalıyor. Hiç olmadı yerdeki taşlarla oynuyorlar. Doğanın içinde olsun da, yapacak bir şey her halükarda bulurlar! Tüm bu lokomotiflerin sergilendiği, dünyanın en özel koleksiyon müzelerinden biri olan Çamlık Müzesi’nde hem bir gezgin hem de bir anne olarak “keşke” dediğim pek çok şey oldu elbette. Ama bunların bazıları işletmecinin altından kalkabileceği, bazıları ise büyük projelerle Belediye ve TCDD destekli yapılabilecek şeyler.

Bu tren müzesini, trenlerin çok daha iyi korunabildiği, trenlere dair bilgilendirmelerin çok daha iyi yapıldığı, birkaç tanesinin içine görevli kontrolünde de olsa girilerek incelenebildiği, çocukların içeride ufak da olsa bir trenle gezebildiği, çıkarken oyuncak trenlerin satıldığı bir dükkanın yer aldığı bir yer haline getirmek zor değil! “Yapılamayacak hiçbir şey yok” diye bakıyorum ben. Eğer dünyanın bir yerinde birileri bir şeyler yapmışsa, biz de yapabiliriz. Biraz eksik olur belki ama olur!!! Bu eksiklerle bile bu kadar güzelse bu müze, eksikler giderildiğinde ne olur siz düşünün artık:)

20151114_135744

20151114_141309
Diyeceğim o ki, İzmir’de harika bir açık alan müzesine sahibiz. Kaç kişi biliyor? kaç kişi ziyaret etti bu güne kadar? Daha gitmeyenlerdensen üzülme, senin gibi binlerce kişi var. Bak daha düne kadar ben de sizin aranızdaydım:) Olsun, “geç olsun güç olmasın!” demiş atalarımız:) Biz bakalım yolumuza ve koşa koşa gidelim bu harika müzeye. Gördüklerimizi demir yığını gibi değil de tarihi değer taşıyan bir koleksiyonun parçaları gibi görelim. Atatürk’ün trenine sahip çıkalım mesela ve müzenin güzelliğini herkese duyuralım!
Biz Küçük Gezgin ile müzelere bayılırız. Hele ki açık alan müzesleriyse bizim için tadından yenmez doğrusu:) Selçuk Çamlık Lokomotif Müzesi bizim damağımızda harika bir tat bıraktı. Küçük Gezgin ve biz, bu müzeyi ziyaret etmenizi kesinlikle tavsiye ederiz!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir