YUNAN ADALARI İÇİN İPUÇLARI

YUNAN ADALARI

Yaz geliyorsa o zaman Yunan Adaları mevsimi de açılmış demektir. Gidebileceğiniz pek çok ada var elbette. Biz Geziyorum Öyleyse Varım ailesi olarak Küçük Gezgin ile şu ana kadar Sakız, Kos, Rodos, Pserimos, Kalimnos, Midilli ve Samos Adaları’na gittik. Bunlardan her birinde olmaktan çok büyük keyif aldık. Her birinin kendine özel tarihi, koyları ve güzellikleri var. Sizin de yolunuz bu sene Yunan Adaları’na  düşecek olursa diye ufak ipuçları vereyim dedim 🙂

  • Öncelikle Yunan Adaları’na gemi turlarıyla gitmemeniz gerektiğini her fırsatta söylüyorum, bıkmadan da söylemeye devam edeceğim. Çünkü “Cruise” dediğimiz gemi turları, oldukça kısa süre adalarda demirlediği için çoğu zaman sadece adanın merkezini görme şansını yakalıyorsunuz. Oysa kaçırdığınız güzellikler gördüklerinizden çok daha fazla oluyor. Rodos’ta Lindos’u, Midilli’de Molivos’u, Samos’ta Pisagoros’u görmedikten sonra, aralara gizlenmiş turkuaz renkli koylarda serinlemedikten sonra inanın bana gittiğiniz adanın hakkını vermemiş oluyorsunuz!
20160522_101120

Kokkari Beach Samos

  • Yunan Adaları’ndan Kos, Sakız, Kalimnos ve Pserimos ve bizim henüz ayak basmadığımız küçük adalara 2 gün yeterli gelecekken, Rodos, Midilli gibi büyük adalara en az 3-4 gün ayırmalısınız. Hele ki yaz aylarında hem kültür turu yapıp müzeleri, antik şehirleri gezeyim hem de plajlarda güneşin altında elimde buz gibi içeceğim serileyim derdindeyseniz en az 5 gün gerekiyor benden söylemesi. Adaların her koyunun birbirinden farklı ve güzel sahillerini kaçırmak istemiyorsanız tabii 🙂 O ağaçların ardına gizlenmiş her biri birbirinden güzel koylarda Çeşme, Alaçatı ve Bodrum kalabalıklarından uzak huzuru bulmak her şeye değer!!!
  • Bana en çok gelen soru “Yunan Adaları’na vize gerekiyor mu?” sorusu oluyor. Yeşil pasaportunuz varsa cevabım “hayır!” Zaten yeşil pasaportlulara gıcığım, gümrük sırasında daha da gıcık oluyorum! Şaka bir yana, babamdan dolayı evlenmeden önce yeşil pasaportun rahatlığını yaşamış biri olarak, memur olmadığım için kafamı az duvara vurmuyorum değil!!! Biri evlenmeden öne bana yeşil pasaportumu kaybedeceğimi ve nüfus kaydımın kocamın üstüne geçeceğini söyleseydi o masada o gün “evet” der miydim hala düşünüyorum  🙂

Evet, Yunan Adaları’na vize var. Eğer gemi turuyla gidiyorsanız gemide konakladığınız için vize almanız gerekmiyor ama kendiniz gitmek istiyorsanız iki çeşit vize uygulaması yapılıyor. Kapıda vize uygulaması ve ya konsolosluktan alınan Shengen vize uygulaması. Kapıda vize uygulamasında belgelerinizle(vize formu, biyometrik fotoğraf, otel rezervasyonu ve feribot bileti) beraber gittiğinizde hemen tek girişlik en fazla 15 günlük vizeyi alıyorsunuz. Genelde bu uygulamayı feribot bileti aldığınız acentalar hallediyor. En az 2 gün önceden acentaya başvuru yapmakta fayda var, böylece belgelerdeki eksikleri tamamlamak için de zamanınız olur!

Ancak, hemen hemen aynı parayı ödediğinizde konsolosluktan 6 aylık vizeyi kapma olasılığınız çok yüksek olduğu için ben konsolosluktan vize almanızı tavsiye ederim. Biz hiçbir zaman kapıdan vize almadık. Uzun süreli Shengen vizesi her zaman daha cazip geldi. Adalar için aldığımız vize ile sonrasında da pek çok Avrupa ülkesini gezme şansı yakalıyoruz! Yunan vizesi için aracı kurumlarla anlaşabileceğiniz gibi, belgeleri kendiniz hazırlayıp siz de başvurabilirsiniz. Ben kendim halletmeyi tercih ediyorum. Bitsin bu vize çilesi artık!!! Yunanistan vize başvurusu detaylı bilgi için tıklayınız.

  • Adaya gitmek için gerekli olan feribot biletlerini sezonun oldukça yoğun olduğu günlerde biraz önceden alın. Ne olur, ne olmaz!!! Festival dönemlerinde ve hafta sonlarında bilet bulmak neredeyse imkansız olabiliyor çünkü. Genelde bir sabah gidiş, bir de akşam dönüş feribotu kaldırdıkları için, sınırlı sayıda bilet satılıyor. Feribot limanına yarım saat- kırk beş dakika önce gidip, bilet aldığınız firmaya check-in yaptırdıktan sonra pasaport sırasına girmeniz yeterli. Kış aylarında fırsat sitelerinde feribot biletlerini çok daha uygun fiyata yakalayabilirsiniz! Takip etmenizde fayda var. Ben bu sene Mart ayında yakalaco ‘dan aldığım fırsat biletiyle Sakız Adasına 25 lira daha ucuza gitme şansını yakaladım mesela!
  • Yurt dışı harcı ise tabii ki olmazsa olmazımız. Feribot limanında pul satan yer bulunuyor ama bazen çok yoğun olabiliyor. Ben daha önceden pasaport numarasıyla birlikte İş Bankası’ndan ödemeyi tercih ediyorum. Makbuzu pasaportun içine koymak yeterli oluyor. Bu uygulamayı da bir kaldırsalar artık diyorum!!!

IMG_20160522_120352

  • Gelelim konaklamaya… Adalarda konaklamak için pek çok seçenek bulunuyor. Pansiyonlar, butik oteller, lüks oteller, apartlar… Bütçenize uygun olarak istediğinizi seçebilirsiniz. Ben otel tercih ederken booking.com ‘dan faydalanıyorum. Otel yorumlarını dikkatlice inceliyorum. Ama siz, feribot bileti aldığınız firmanın önerdiği otelleri de tercih edebilirsiniz. Bazen feribot bileti ve otel kampanyası yapıyorlar. Tabii bu tür kampanyalarda kalacağınız otellerin tamamen Türklerle dolu olmasını göze almanız gerekiyor. Benim yurt dışı tatillerimizde çok tercih etmediğim bir şey ama sizin için fark etmiyorsa neden olmasın!

Otel tercih ederken, hafta sonu adalara akın eden Türklerden daha uzakta bir tatil yapmak isteyenler, merkezden uzaktaki yerlere bir göz atacaklar. Hareketin göbeğinde olmak isteyenler, şehir merkezlerini tercih edecekler, ille de konfor diyenler ise biraz daha lükse kaçacaklar. Biz ufak butik otelleri tercih ediyoruz. Mandalina ağaçlarının arasında, şehir merkezlerinden biraz uzakta, lüksten uzak ama huzuru sunan yerler tam bizlik. Kahvaltı hizmeti vermeleri benim için önemli bir kriter çünkü sabahın 7’sinde kalkan Küçük Gezgin Çakıl ile yemek arayışına girmek tatilde en son istediğim şey!

  • Yunan Adaları’nı gezmek için toplu taşıma çok tavsiye edebileceğim bir seçenek değil çünkü sefer sayıları çok kısıtlı. Şehir içinde bisikletle rahatlıkla gezebilirsiniz ancak şehirler ve köyler arasında araba ve ya motosiklet en mantıklı seçenek olarak görünüyor. Biz hep Küçük Gezgin ile seyahat ettiğimiz için hiç motosiklet kiralama şansını elde edemedik ama ATV sürenleri gördükçe içimiz gitmedi değil! Motor keyfiniz varsa kesinlikle tavsiye ederim.

Adalardaki yollar oldukça dar olduğu için küçük bir araba kiralayın. Zaten isteseniz de Avrupa’daki gibi şaşalı araba kiralama şansınız pek yok. Biz Samos’ta Küçük Gezgin çok istedi, paraya kıyıp üstü açık araba kiralayalım dedik, adam sadece kahkaha atmakla yetindi, artık içinden neler dedi bilmem 🙂 Ama ufacık tefecik jimmy jeepler var. Sakız Adasında kiralamıştık. Onları tercih edebilirsiniz. Seyahat etmesi oldukça keyifli oluyor.

Yurt dışında araba kiralamanız için ehliyetiniz, kredi kartınız ve pasaportunuz yanınızda olmalı! Ehliyetimiz geçerli mi diye soruyorsanız, evet geçerli! Tüm Avrupa ülkelerinde araba kiralamak için Türk ehliyeti yeterli oluyor, aklınızda bulunsun.

Arabanızı, internetten kiralamanız size hem zaman kazandıracaktır hem de yoğun yaz aylarında araba bulacak mıyım stresinden kurtulmuş olursunuz. Pek çok firmayla internetten anlaştığınızda ufak bir indirim yakalama şansınız da yüksek oluyor. Ben Sakız Adası için firmayla yazıştığımda 1 saat içinde 2 günlük ücret 50 Eurodan 40 Euroya düştü! Pazarlık yapmaktan hiç çekinmeyin! Feribot limanına kadar getirilen arabayı, aynı yerde de teslim ederek rahat rahat evinize dönebilirsiniz. Eğer ayarlamazsanız, feribottan indikten sonra sıcak tepenizde firmalardan araba bulmaya çalışmak zorunda kalabilirsiniz. Eğer ben kendim araba kiralamayı halledemem diye düşünüyorsanız, feribot bileti aldığınız acentalar bu konuda mutlaka size yardımcı olacaktır, her şeyin bir kolayı var hiç merak etmeyin!

  • Yunan Adalarında navigasyona hiç gerek olmuyor boşu boşuna kiralayıp para ödemeyin. Zaten hali hazırda varsa yanınıza alın tabii ama ada sonuçta, kaybolabileceğiniz bir yer değil. İki dönüp dolanıp eninde sonunda yolu buluyorsunuz!
  • Çocuklar için araba koltuğu kiralamak Avrupa ülkelerinde neredeyse koltuk fiyatına denk geliyor. O yüzden biz sürekli yanımızda taşıyoruz. Seyahatlerimizin en önemli parçasıdır kendileri! Adalarda ise rezervasyon yaptırırken söylemeniz yeterli. Genelde pek çok firmada ücretsiz. Ama titizseniz yine de yanınızda taşıyın derim, çünkü ben henüz temiz olanına denk gelmedim!
  • Ben kendi arabamla geçeceğim derseniz, hay haaay neden olmasın derim. Yalnız ufak tefek prosedürleri var arabayla geçmenin. Öncelikle elbette ki arabalı vapur olması gerekiyor gideceğiniz adaya 🙂 Eğer arabalı vapur varsa geriye belgeleri halletmek kalıyor. Eskiden uluslararası ehliyet çıkarmanız gerekiyordu ancak yeni çıkan çipli ehliyetler bu görevi görüyor. Arabanızın ruhsatının sizin üstünüze olması gerekiyor! Bu ayrıntı çok önemli çünkü bu yüzden sınır kapısından dönmek zorunda kalanı biliyorum. Kiralık araba ile yurt dışına çıkış yapamıyorsunuz. Eğer şirket arabası ise, şirketin noterden onaylı izni gerekiyor. Arabanızı yurt dışına çıkarmak için gerekli olan trafik sigortasını da (yeşil sigorta) yaptırmak gerektiğini atlamayın ki sorun çıkmasın. Tüm belgeler hazırsa, arabalı feribotlarda hem kendiniz hem de arabanız için bilet almanız gerektiğini de hatıratayım 🙂
  • Yunan Adaları için en önemli ayrıntılardan biri pek çok otel ve restoranda kredi kartı geçmiyor olmasıdır. O yüzden yanınızda mutlak nakit para taşıyın ki, adam kredi kartı kabul etmiyoruz dediğinde bir bardak soğuk suya ihtiyacınız olmasın!
  • Yunan Adalarında saat 14:00-17:00 arasında siesta saati uygulaması var. Yani bildiğiniz kepenkleri indirip şekerleme yapma saati!!! siesta bittikten sonra akşam 8’e kadar açık tuttukları dükkanlar, Cumartesi gün yarım gün açık, Pazar günü ise tamamen kapalı! Şimdi bu durum İspanya’da da var. Ancak, geliri sadece turizm olan adalarda olması insanı şaşırtmıyor değil. O yüzden alışveriş saatlerinizi siesta zamanına göre ayarlayın. Pazar günleri şehirlerde restoranlar ve bir kaç tane hediyelik eşya satan dükkan hariç in cin top oynuyor!
20160519_153319

Livadaki Koyu, Samos

  • Yunan Adaları denince akla ilk gelen şey taze deniz ürünleridir… Ahtapot, kalamar, karides taze taze denizden çıkıp masanıza gelir. Benim size vereceğim en önemli tavsiye şehir merkezlerindeki turistik restoranlardan ziyade, sahillerdeki ve köylerdeki yerel restoranlara gitmeniz olacaktır. Şehir merkezindeki restoranlarda hem o doğallığı yakalayamıyor insan, hem de tüm mekan zaten Türk müşterilerle dolu oluyor. İnsan kendini Türkiye’de gibi hissettikten sonra ne anladım ben uzak diyarlarda olmayı 🙂 Restoranlardaki fiyatlar Türkiye’deki balık restoranları ile karşılaştırınca oldukça uygun.

Hem taze ürün yeme şansı yakalıyorsunuz hem de 3 kişi mükellef bir sofradan 45 Euro ile kalkabiliyorsunuz. Porsiyonlar oldukça büyük, o yüzden massaya oturduğunuzda açlık duygusunun verdiği hisle toptan sipariş vermeyin. Eğer doymazsanız masaya ekleme yaparsınız. Ben daha aç kalkanı görmedim çünkü! Deniz ürünleri dışında et ürünlerinin çeşitliliği de fazla. Tavuk, kuzu, dana ve domuz ürünlerini bulabileceğiniz adaların en ucuz ve lezzetli yemeklerinden biri de Gyros(Döner)dir. Domuz ve tavuk olarak iki çeşiti yapılır ve içinde cacık, papates kızartması ve soğan bulunur. Ben lezzetini çok sevdiğim için mutlaka bir tane yerim, dönerin bu bambaşka formunu siz de deneyin derim!

20160520_103028

Manoles Köyü, Samos

Cumartesi günleri canlı müzikte dinleyebileceğiniz restoranlara, yoğun dönemlerde rezervasyon yaptırmak gerekebiliyor. Adalarda siesta yapıldığı için geç saatlerde akşam yemeği yiyorlar. Saat 21:30-22:00 gibi ada halkı restoranlara gelmeye başlıyor. Uzo, yerel şaraplar ve deniz ürünleri eşliğinde hoşsohbet muhabbet dönüyor masalarında. Gittiğiniz mekanlarda insanlarla muhabbet etmekten hiç çekinmeyin. Sohbet ettiğinizde pek çoğunun ailesinin mübadele ile Türkiye’den geldiğini öğreneceksiniz. Oldukça sıcakkanlı, sohbet etmeyi seven insanlar. Restoranlarda çalışanlar Türk olduğunuzu öğrendiğinde hemen birkaç kelime Türkçe konuşup sizin yüzünüzü güldürecektir zaten 🙂

  • Yunan Adaları’na gitmek için en güzel dönem elbette ki yaz ayları. Mayıs ayı gibi sezonun ufak ufak açılmaya başladığı adalarda Ekim ayının sonunda artık sezon tamamen kapanmış oluyor ve sokaklar sessizliğe bürünüyor. Yaz aylarında ise cıvıl cıvıl olan sokaklar özellikle hafta sonları biz Türklerin akınına uğruyor. Adalardaki festival zamanlarını araştırıp gittiğinizde alacağınız keyif kalabalığa rağmen çok daha coşkulu olacaktır!
20160312_151513(1)

Mesta Liman, Sakız Adası

Değişik bir hava alayım, yeni yerler keşfedeyim isteyenler için Yunan Adaları harika bir seçenek olabilir… Bu yaz bu fırsatı kaçırmayın derim!!!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir