KÜÇÜK GEZGİN SALZBURG’DA

Biz iki sevgili, hep gezmeyi seven bir çift olduk. Tanıştıktan 15 gün sonra Ege ve Akdeniz sahillerini karış karış gezmiştik bile. Eh Küçük Gezgin de ister istemez bizim gezgin ruhumuzun esiri oldu:)) Çok kaçma şansı olmadı garibimin. Kuş misali bir orda bir burada olmaya; bir gün yumuşacık otel yatağında, ertesi gün pek de konforlu olmayan araba koltuğunda uyanmaya alıştı. Ne şanslıyız ki o da bizim kadar bu yaşamı sevdi, ve Küçük Gezgin tüm gezilerimizi daha da eğlenceli ve güzel hale getirdi.  Eh bize de üç kişilik gezmelerimize tam gaz devam etmek düştü:))
Küçük Gezginimizle Avrupa’da en sevdiğimiz yerlerden biri Avusturya oldu. Avusturya gerçekten gidilip görülmesi gereken doğa harikası bir ülke.

Salzburg Avusturya’daki ufacık bir şehir ama hem Salzburg’u hem de Avusturya’nın pek çok yerini mutlaka görün derim. Dağlarının ihtişamı, göllerinin güzelliği, şehirleri; yaz-kış Avusturya bir harika!

 

Bu ufacık tefecik içi dolu kutucuk şehir yaz ayında çok güzel geldi bize. Ama kayak ve kış tatili sevenler için de gelinebilecek bir yer. Küçük Gezgin Salzburg’u çok sevdi. O ufacık şehrin hem eski hem de yeni çarşısının insana iyi geldiğini söylemeliyim. Biz gittiğimizde şehirde inanılmaz bir turist yoğunluğu vardı ama biz kalabalığı sevdiğimiz için bizi bu durum hiç rahatsız etmedi. Salzburg’da Mozart’ın evini , Hellbrunn Sarayını, Mirabell Meydanını ve tarihi merkez Altstadtı iyice gezip sonra nehir kıyısının tadına varın.
Küçük Gezginimiz at arabasıyla yaptığımız şehir turunda “çocuklar gibi şendik” cümlesinin tam anlamıyla hakkını verdi. Sevinç çığlıkları ve meraklı bakışlarıyla şehirdeki herkesten daha çok keyif aldı Salzburg’dan. Onun bu neşesini görenler yolda durdurup durdurup fotoğraflarını çektiler. Kavruk tenli Küçük Gezginimize sarışın Avrupalılar bayılıyor desem yeridir:)) At arabasını süren yaşlı adamın muhteşem Alman aksanlı İngilizcesi rehberliği ve diliyle dişi arası söylediği fiyatı yanlış anlamamızdan dolayı biraz pahalı  ve ilginç bir şehir turu oldu ama Çakıl’ın hiç yerinde durmayıp sürekli etrafı izlerken yarattığı düşme korkusunun adamın üstünde yarattığı kalp krizi etkisi için artık helal ettik parayı :)) Biz çok eğlendik ama adam muhtemelen biz indiğimizde deriiin bir ohhh çekmiştir:))
Avrupa şehirlerinde sokak sanatçıları her an karşınıza çıkabilir ve gerçekten çok başarılıdırlar. Salzburg’da da her köşe başında oturup dakikalarca izleyebileceğimiz gösteriler izleme şansına ulaştık. Buradaki jazz gurubu, hem Çakıl’ı hem de bizi çok eğlendirdi.
Eski alışveriş caddesi İzmir Kemeraltı gibi dar sokaklarda omuz omuza gezeceğiniz, dokusu güzel bir yer. Şöyle bir de köpüklü Türk kahvesi içebilseydik artık yeme de yanında yat olurdu:)  Harika hediyelik eşyalar bulabilirsiniz burada. Yorulup biraz nefes alalım dediğimizde; aldık üzümümüzü, peynirimizi gittik nehir kenarına. Hem şehrin öbür tarafını, hem köprüden geçenleri çimlerin üstünde ayaklarımızı uzatarak, temmuzun sıcağında gölgenin de tadını çıkararak harika vakit geçirdik. Köprünün ötesi de bir o kadar güzel.
Salzburg’un merkezi çok küçük ama çok hoş bir yer. Biz genel olarak Avusturya’yı beğendiğimiz için midir bilmem ama Salzburg’a bayıldık. Küçük Gezgin ve bizim Salzburg seyahatimizin tadı damağımızda kaldı. Sizde bir Orta Avrupa seyahatinde ve ya Avusturya gezinizde mutlaka Salzburg’a uğrayın. Sizin de seveceğinize eminim. Biz günübirlik gittik ama bence bir gece mutlaka kalın; bir dahaki sefere nehir kenarında bir otelde bir gece mutlaka kalıp bu şehrin tadını doya doya çıkaracağız orası kesin. Mozart’ın doğduğu yer olan bu şehre ait mutlaka bir anınız olsun derim.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir