İSABEY BAĞEVİ

İzmir’in gelişen, insanların akın akın gidip restoranları tıka basa doldurduğu, şarap tadımları yaptığı, rakı balık keyfinden başının döndüğü rotaları var. Bunların en başında Urla geliyor elbette. Ancak, bu rotalara alternatif olarak hizmet veren, bölgeyi geliştirmek için çaba gösteren bir yer var. Türkiye’de 1960’lardan bu yana hizmet veren ve bugün bağlarının ve şaraplarının kalitesiyle Türkiye’de ilk 5 içinde yer alan Sevilen Şarapları’nın Menderes’te İsaBey BağEvi adını verdikleri, şehrin bir adım ötesinde huzuru bulabileceğiniz bir restoranı var. Burası saklı bir cennet adeta. Üzüm bağlarının arasından restorana giderken, şehre bu kadar yakın ama şehirden bu kadar uzak bir ortamda olmanın sarhoşluğunu yaşıyor insan.

Mekanda beni en çok etkileyen şey, bahçelerindeki 350 yıllık çınar oldu. Biz gittiğimizde yaprakları dökülmüş olmasına rağmen, asaleti göz kamaştırıyordu. 350 yıllık bir tarihe tanıklık etmiş olan bir ağaca dokunmanın, gölgesinde dinlenmenin verdiği huzuru hiçbir şeye değişmem!

DSC_5073

Restoran dışarıda şarap fıçılarından yapılmış olan aksesuarlar ve göz alabildiğince yeşil bir doğa sunarken, içeride ise şömineden gelen çıtırtıların eşliğinde sımsıcak bir ortam sunuyor. Bağların arasında bulunan ve gözümden kaçmayan zeytin ağaçlarının nedeninin, sofrada tattığım harika zeytinyağı olduğunu, lezzetine doyamadığımda anladım. Kış aylarında iç mekanda otursanız da, boydan boya cam olan terastan dolayı, manzara eşliğinde yemek yemek mümkün.

Menüleri özenle hazırlanmış olan İsaBey BağEvi’nde servis edilen şarapların hepsi pek doğal olarak Sevilen Şarapları. Masaya oturduğumuz an servis edilen kuru domates ve zeytinle bütünleşmiş zeytinyağı ve balkabağı püresini o anda kurt gibi aç olduğumdan değil gerçekten lezzetli oldukları için çok beğendim. Bir restorana gittiğimde şıkmış, lüksmüş hiç kasılmam, ekmeğimi zeytinyağına bandıra bandıra yerim. Tabağın dibini sıyırdım desem abartmış olmam.

Başlangıç, salata, ara sıcak ve yediğimiz ana yemekle birlikte, tatlı ve içtiğimiz şaraplar insanın hafızasına kazınan türden. Akdeniz ve İtalyan mutfağından lezzetleri bulabileceğiniz menüden T-Bone steak, majestik steak öne çıkıyor. Salatasını ise yemeye doyamadığımı söyleyebilirim. Aşçılarının elinden çıkan sucuğun tadını ise kıvamında baharatıyla lezzetli buldum.  Ama hiç böyle tıka basa yemek yiyesim yok, biftek yedikten sonra beni bir uyku basıyor, hafif geçiştirmek istiyorum diyenlerdenseniz, o zaman peynir tabağı ve şarap harika bir ikili olacaktır sizin için. Balık restoranında balık yemeyip sadece meze yiyenlerden olduğum için, en iyi ben anlarım sizi.

Restoran akşam yemekleri, yıldönümü kutlamaları, doğum günü gibi romantik kutlamalar için de oldukça uygun. Mekanın kendine has romantik bir havası olduğu için, özel günlerde burada yenilen bir yemek de havanıza hava katar benden söylemesi. Gitmeden bir telefon edin bakalım, belki sizin için özel bir hazırlık da yaparlar:)

20160306_163320-02

Ben İsaBey BağEvi’ne sevgilim ve Küçük Gezgin’i geride bırakıp, @ig_clubizmir ekibinden fotoğrafçı arkadaşlarımla gittim. Sevilen Şarapçılığın 3. kuşak temsilcisi olan Murat Güner bizi harika bir şekilde ağırladı. Peki, Küçük Gezgin ile gitseydim de olur muydu? Tabii ki olurdu. Neden olmasın! Dünyanın bambaşka şehirlerinde her ortama sokmuşum çocuğumu burada mı olmayacaktı!!! Zaten gittiğiniz zaman pek çok ailenin de çocuklarıyla gelmiş olduğunu göreceksiniz. Ama bir konuda dürüst olmakta fayda var. Buraya sade bir akşam yemeği için gidiyorsam Küçük Gezgin’i başımın tacı yapar götürürüm. Ama şarap tadımı yapacaksam, sevgilim ve ya arkadaşlarımla ortamın tadını çıkarıp, harika bir yemek eşliğinde, damağımda üzüm tadı şen kahkahalar peşindeysem, çocuksuz gitmek daha bir mantıklı görünüyor.

Restoranın çocuk dostu olmadığını söyleyemem. Çocuklar için çok tehlikeli bir bahçesi yok. Her yer düzlük ve yeşillik. Ancak, çocuk konseptli bir restoran olmadığını da söyleyebilirim. Sonuçta burası bir bağ evi olarak kurulmuş ve bunun hizmetini veren bir yer. Her şeyden geçtim, insan ortamın büyüsüne kapılıp, saatlerce elinde bir kadeh şarap sohbet edesi geliyor burada. İsterseniz çocukla gidin isterseniz çocuksuz, orası size kalmış. Ben arkadaşlarımla gittiğimde çocuksuz gitmeyi tercih ettim ki, onun peşinden koşturmaktansa anın tadını çıkarayım istedim. Bazı mekanlar bunu hak ediyor. Mekan romantik, elden ne gelir!!! Ama bir akşam yemeğinde kızımı da takarım koluma, gider harika bir akşam yemeği yerim orası ayrı:)

IMG-20160306-WA0014

Peki nerede bu kadar anlattığım restoran derseniz, İzmir’den Torbalı’ya giderken havaalanı kavşağını geçtikten sonra göreceğiniz Gölcükler Köyü kavşağından içeri girin. 45 dönüm bağın içinde İsaBey Bağevi sizi bekliyor olacak.

“Türkiye’de Toscana vardı da biz mi gitmedik” demeyin. İzmir’de Toscana tadında hizmet veren İsaBey Bağevine gidin ve doğanın içinde harika bir yemeğin tadını çıkarın!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir