MOSTRA FESTİVALİ MACERASI

MOSTRA FESTİVALİ MACERASI

Mostra Festivali daha önce adını duyduğum ama gitmek için öyle çıldırmadığım bir festivaldi. Ancak “neye niyet neye kısmet” derler ya, işte o misal benim ki. Bir baktım Mostra Festivali için Sakız Adası yollarındayım.

“Hayaller Brad Pitt, gerçekler İbrahim Tatlıses” başlıklı bu hikayede İskeçe Festivali için araştırmalar yapıp, pek de bir heveslenmişken, İskeçe’ye gitmeyi düşündüğüm tur firmasının attığı o sağlam tokatla kaldık mı İzmir’de! İçim kıpır kıpır heyecanlanmış o her zmaan gitmek istediğim festivale gideceğim diye… Ama son anda aklıma düşmüş. yoksa tur şirketlerine bırakır mıyım ben bu organizasyonu! Kendim her şeyi halledderdim aylar öncesinden basar giderdim festivale!!! Haydeee… Bir taraftan İskeçe’ye gidemediğim için üzülürken bir taraftan da İskeçe Festivaline İzmir’den otobüsle gidenlerin yaşadığı yorgunluk ve gümrükte bekleme çilesini okudukça “her şeyde vardır bir hayır” deyip hooop hemen rotayı Mostra Festivaline çevirdim.

Eeee, bir yere gitmeye niyetlenmişsem, biri olmazsa diğeri dedim:) Sakız Adası’na daha önce Küçük Gezgin ile iki kere gitmiştik ve ikisinde de çok büyük keyif almıştık. Mesta ve Pirgi’yi çok sevmiştik. Golden Sand’de ise huzurlu bir hafta sonu geçirmiştik. Bu Çeşme’nin karşısındaki Küçük Ada, yapacak çok bir şeyin olmadığı ama Alaçatı Porttaki bir restoranda donmuş kalamara ödeyeceğin hesapla 3 gün tatil yapabileceğin bir yer. Dolayısıyla da hem taze deniz ürünleri hem de fiyatlar açısından oldukça cazip. Evet, kafaya koydum, bekle bizi Mostra festivali!!!

İnternette yakala.co ‘da feribot biletlerine kampanya olduğunu da duyunca hemen üstüne atladım tabii. Sevgiliyle değil, Küçük Gezgin ve iki kız arkadaşımla baş başa bir tatil planıydı bu. Gidiş dönüş biletimi internetten aldım. Buraya kadar her şey süperdi. Daha ucuz olan çocuk biletini almak için feribot firmasının kendi internet sayfasına girdiğimde feribot biletlerinin tükendiğini görünce tabii yere çakıldım. Kendime bilet almıştım ama Çakıl için bilet kalmamıştı. Sinirden elim ayağım titrese ne olur. Yapacak bir şey yok. Ben çıldırmak üzereyken sevgilim de “git tadını çıkar” dedi. Dedi de arkadaş, ana yüreği bu. Taş değil ki!!! Eğlenceli bir festivale gideceğim, onsuz tadı mı çıkar!!!

Bu sırada hava durumuna bakan sevgilim hafta sonunun sağanak yağışlı ve oldukça soğuk olduğunu söylemez mi!!! Hoppalaaaa… Acaba ben de mi bileti iptal edeyim derken feribot firmasından mail gelmez mi, ekstra feribot kaldıracağız isterseniz kızınıza bilet alabilirsiniz diye. Haydi buyrun burdan… Aldı mı beni bir düşünce. Fırtınalı gözüken bir havada feribot bile kalkmayabilir diyen sevgilim bir taraftan, benim kafadaki bir milyon soru diğer taraftan. Daraldım da daraldım.  Daha önce yağmur çamur fırtına pek çok tatile gitmiştik ama feribotta yakalanacağı bir fırtına onu zorlayabilirdi. Daha önce öyle bir fırtınaya feribotta yakalanan arkadaşımız can yeleklerini giyip insanların perişan olduğu bir yolculuk geçirmişti. Hal böyle oluncaa… En son karar verdik. Küçük Gezgini götürmeyecektim. Öyle böyle, Çakıl’a durumu açıkladık ve ben elimde benden büyük bir şemsiyeyle düştüm Sakız yollarına…

IMG-20160314-WA0022

Buraya kadar her şey normal gözükse de olanlar bundan sonra oldu çünkü bırakın fırtınayı, 2 gün boyunca rüzgar bile esmedi. Güneş tepemizde, sırtımızdan terler akarak 25 derecenin altında 2 harika gün geçirdik. Böylece, festival ve Sakız Adasından inanılmaz keyif aldım. Sahil tavernasında güneşin altında yediğimiz deniz ürünlerinin tadını hala hissedebiliyorum. Yağıştan dolayı iptal edilir diye beklediğim festival ise mis gibi hava olunca tam bir karnaval havasındaydı. Her yaştan ada halkının kostümler giyerek dans ettiği, eğlendiği bu karnavalda ada halkı kadar Türklerde yoğunluktaydı. Bunun iyi tarafı çok eğlendik. Kötü tarafı iste vicdan azabından öldüm. Çeşit çeşit kostümler giymiş çocukları gördükçe Çakıl ile gitmediğim için kafamı duvarlara vurdum. Bir tarafım deli eğlendi ama bir tarafım resmen süründü. Sinirden gözyaşı döktüm yahu daha ne diyeyim!!!

Evet Mostra’dan 20 gün önce Bolonya’ya yine Küçük Gezgin olmadan gitmiştim. Şakır şakır yağan yağmur, buz gibi hava ve çocuklar için yapılacak çok bir şey olmamasından dolayı vicdanımla savaşım uzun süreli olmamıştı. Ama bu sefer durum farklıydı! Bu sefer festivale kızımla gitmek için bilet alıp, fırtınadan dolayı onu götürmemiştim ki… Pırıl pırıl parlayan güneş bana sağlam bir tokat attı. Çok fena vicdan yaptım çoook!!!

20160312_165646

Eğer Çakıl ile gitseydik inanılmaz güzel vakit geçireceğimiz, deliler gibi eğleneceğimiz, çeşit çeşit kostümleriyle ortalarda gezineceği festivalden bana kalan şey, fotoğrafları Çakıl’dan saklamak, çektiğim vicdan azabı ve festivalde boğazımın düğüm düğüm olması oldu. Onun bu kadar eğleneceği bir ortamken, kontrol ettiğim 4 ayrı internet sitesini sağanak yağış ve fırtına gösteriyor diye onu bırakıp geldiğim Sakız Adası’nda karnıma kramplar girdi. Keşke dedim. Keşke getirseydim. Keşke feribotta sarsılıp kusmasını göze alsaydım da şu güzel festivali kaçırmasaydı. Keşke dedim yağmur yağsa, festival iptal olsa, biz restoranlara hapsolmak zorunda kalsaydık ama yine de getirseydim! Yaşadığım pişmanlık yüzünden aldığım zevk her ne kadar eksik kalsa da festivalde iki gün boyunca eğlenmeyi de ihmal etmedim tabii canım! Vicdan azabı beni süründürürken bile eğlenirim ben:)

IMG-20160314-WA0011

Mostra Festivali, Sakız Adası’na yüzlerce Türk turistin akın ettiği, sokaklarda sabahtan gece yarılarına kadar insanların yiyip içtiği, meydanlarda dans ettiği, deli gibi yorulduğu ama ada halkının yüzünden hiç gülümsemenin eksik olmadığı bir festival…

İskeçe Festivali ile tarihleri genelde çakışan, Mart ayının başındaki bu festivale gidip hem bir ada havası soluyun hem de her daim gülen ada halkının yaşadıkları tüm ekonomik sıkıntılara rağmen nasıl böyle mutlu kaldıklarının sırrını çözmeye çalışın:) Sırrı çözen olursa bana dönsün!

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

2 Cevaplar

  1. Birsen_1u dedi ki:

    Harikasın! Büyük bir keyifle okudum ve seneye yine inşallah ama bu kez sağlam bir hazırlıkla diyorum ben???

    • Sema Taştan Çelepci dedi ki:

      evet evet, Mostra ya da İskeçe kesin seneye. Ama sağlam bir hazırlıkla artık:)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir